Press "Enter" to skip to content

Kudüs, Selahaddin’ini Bekliyor!

Son yüzyılın esaret ve  zulmu ile geçiren Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya  yeni bir kelepçe vurulmak üzere . İsrail’in 1948 yılında kurulması ile başlayan işgale müslümanların sesizliğide eklenince durum tam bir kangren halini alıyor. Washington yönetiminin son günlerde aldığı karar medyada her ne kadar ani bir olaymış gibi gösterilsede bir yılı aşkın bir süredir fiili olarak işgal altında olan Kudüs’ün acısını yalnızca resmiyete dökmenin ve bütün dünyaya kabul ettirmenin zamanı geldiğini açıkça dile getiriyor.Yıllarca uyuyan biz Müslüman Aleminin yalnızca çuvaldız batırılanların sesini duyduğumuzda iğnenin ucunu kendimize dokundurup verdiği acı beynimize ulaşmadan unutuyoruz.Temennimiz odur ki bu sefer bari iğneyi batırmakla gelen uyanıklık halimiz diğerlerine göre daha uzun sürsün.

1922 tarihli Winsnton Churchill Beyaz Kağıtta , Araplara, Belfour Deklarasyonu’nun amacının bir Yahudi Devleti kurmak olmadığını belirtmişti. Donald Trump bu kararı ile Churchill’in kararının yüzüncü yılına hazırlanmaya mı çalışıyor sorusu akıllara gelmiyor değil. İsterseniz çok uzağa gitmeden 2006’ya yani İsrail’in haksız yere başlattığı Gazze Savaşı’na değinelim.Her ne kadar kelimelerle anlatılamayacak kadar vahim ve acı bir durum olsada bir kaç bilgi belki bu  konun ehemmiyeti için bir ışık olabilir. Altı aylık Mısır’ın arabuluculuğuyla sağladığı ateşkesi bozan İsrail İslami Cihad komutanını öldürdü ve Filistin karşılığın üç roketle verdi. Böyle başlayan savaşta sadece 3 Yahudi ölürken resmi rakamlara göre Gazze’de 1133 insan hayatını kaybetmiş 4000’den fazla insan yaralanmış ve on binlerce insan evsiz kalmış ve yaşam alanını terk etmek zorunda kalmıştır.



Bugün bunlara bile bile canını hiçe sayarak feda eden Gazzeli Müslümanlar sokaklara döküldü ve Kudüs’ü savunmak için son nefesine kadar savunmaya kararlılar. Peki bizler ne yapıyoruz evlerimizde oturuyor haberleri görüyor üzülüyor ve kanal değiştirip kendi futbol maçımızı veya o günkü dizimize geri dönüp onların öbür dünyası olmayan dertleriyle dertleniyor geçici komiklere kahkahalar atıp kalplerimizi mühürlüyor buna karşılık İmansız olarak gördüğümüz ülkeler veya şahsiyetler gecesini gündüzüne katıp çıkarları uğruna insalık dışına çıkmaları gerekse bile hiç çekinmeden vicdansızca kalplerinde en ufak üzüntü duymadan adım adım ilerliyorlar.Her ne  kadar  Müslümanlar uyuyor desek gerçekten çalışan azimli ve kararlı kardeşlerimizde yok değil hiç bir şey yapamıyorsak bile onların elinden tutup yardım etmemiz bugünün şartlarında belki sevabı arşı bile yerinden oynatacak kadar değerli olabilir.

 

Yazar: Abdülmecit GÜLDAĞI

Resimler: Mikail Çiftçi  https://www.instagram.com/mikailciftci63/?hl=tr

Be First to Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *