Press "Enter" to skip to content

EMEVİLERİN KARAMANOĞLU MEHMED BEYİ ABDÜLMELİK BİN MERVAN FATİH ERKOÇOĞLU’nun kaleminden,

İlk bastırdığı paralarda kendi resmine de yer verdiği görülen Abdülmelik’in para reformu ile üzerinde Kur’ân-ı Kerim’den

>>Abdülmelik’in başkaldıran dinarları                                 Abdülmelik bastırdığı bu ilk İslam dinarlarında kendi resmini ve Kur’an dan ayetler kullanmıştır.

 

ayetlerin yer aldığı ilk müstakil İslâm dinarları bastırılır. Bu da Bizans’a açık bir meydan okumadır.

 

FATİH ERKOÇOĞLU‘nun kaleminden,

 

Emevi devletinde adından en çok söz ettiren, aynı zamanda en çok da merak uyandıran kişiden söz edeceğiz bu yazıda, yani Abdüllmelik b. Mervân’dan. Emevi devletinin kurucusunun Muaviye olduğu ifade edilse de, tesis ettiği kurumlar ve icraatlarıyla Emevilerin asil kurucusunun Abdülmelik b. Mervân olduğunu söylemek mümkün. Abdülmelik 685 yılında hilafet makamına geçtiğinde İslam dünyasında iki halife bulunuyordu. Kendisi Suriye ve Mısır’a hakimken, Mekke’de halifeliğini ilan eden Abdullah b. Zübeyr, Medine, Irak, Horasan ve Yemen‘de hüküm sürüyordu. Her ne kadar Irak, Zübeyir’in kontrolünde ise de, buradaki hakimiyeti Bıçak sırtında kalır ve kısa süre sonra Abdülmelik’in olabildiğince az kan dökerek ele geçirmesiyle Hicaz halifesine yolun sonu gözükür. Umman verilmesine rağmen Ka be ve Harem’de savunma savaşı gerçekleştiren Abdullah b. Zübeyr’in, Emevl komutanı Haccac b. Yusuf tarafından öldürülmesiyle çifte halife devri sona erer.Böylece Müslümanlar yeniden tek bayrak altında birleşir.

 

 

Abdülmelik’in mimari açıdan en önemli icraatı ise Kudüs’te birçok peygamberin makamının bulunduğu Merve tepesinde, Hz. İbrahim’in H. İsmail, kurban etmek üzere seçtiği ve H. Muhammed’in miraca  yükselirken ayağının son defa bastığı yer olarak kabul edilen Hacer-i Mu’allak’ta  inşa ettirdiği Kubbetüs-Sahra ile hemen onun karşısında yer alan Aksa Camii’dir. Kubbetü’s-Sahra ibadet maksadıyla yapılmamış olup yapısı itibariyle ilk anıt eser olma özelliğini taşır. Bu iki yapının, Yahudilerin kutsal Süleyman mabedinin üzerinde inşa edilmiş olmasının, bugün Müslümanlar ile Yahudiler arasında ciddi bir ihtilafa neden olduğu bilinir. Abdülmelik’in ise kendince halklı bir sebebi vardın Müslümanların henüz hakim oldukları Kudüs’te, Yahudi ve Hıristiyan peygamberlerini kendi ataları arasında sayan İslamiyet’e “boyun eğmeye” yönelik bir çağrı ile Bizans, eski topraklarında İslam dininin geçici olmadığını vurgulamak ister. Bu yüzden İslamiyetin üstünlük ve gücünün bir beyanı olarak Kubbetü’s-Sahra’yı, buraya inşa ettirir. Emevi mescidinin bu bilge güvercini, 705 yılında vefat ettiğinde kendisinden sonra hilafete gelecek olan 4 oğlu (Velid, Süleyman, Yezid ve Hişâm’dır  ki bundan dolayı, kendisine “krallar babası” anlamında “Ebu’l-mülük” denilmiştir) ile damadı ve yeğeni Ömer b. Abdülaziz’e, temelleri sağlam atılmış ve geniş bir coğrafyaya yayılmış büyük bir imparatorluk bırakır. Bugün İslam topraklarında onun kanat çırpışlarını duymak mümkün. Azcık kulak verelim, yeter!

 

İç savaşları ve isyanları başarıyla, sona erdiren Abdülmelik, dış cephede fetihle  bulunur ve Ifrıkiyye denilen bugünkü Tunus ve Cezayir il Anadolu’nun (Ermenistan) önemli bir kısmını  İslam topraklarına katar.

İslam devletinde birlik 21 yıl halifelik yapan Abdülmelik’in adının hafızalardan silinmemesini sağlayan sağlayan tarafı, tesis ettiği kurumlar ve hayata geçirdiği icatlardır. Döneminde devlet kurumları yeniden organize edilir. O zamana kadar Rumca ve Farsça gibi dillerde tutulan resmi divan kayıtları Arapçaya çevrilir böylece Arapça, devletin resmi dili haline gelir. Bunun dışında ilk nüfus sayımı yapılır, vergiler yeniden düzenlenir. Halife Abdülmelik ve sanat faaliyetlerinde de kendisini gösterir, etkileri günümüze dek süren birçok önemli esere imza atar. Kur’an’ın okunuşundan kaynaklanan zorluklan ortadan kaldırmak üzere ayetlere ilk defa noktalama yardımıyla harekelerin konulması işlemi onun zamanında yapılır. Kendisi de bir Kur-an öğreticisi okunan lrak valisi Haccac b. Yusuf tarafından Nasr Asım b.Asım  el-Leysi ile Yahya b. Ya’mer  el-Advâni  yapmışlardır harekelendirmeyi. Böylece Kur’an metni standart hale getirilir,farklı yorumların en aza indirilmesi sağlanarak İslam toplumunda birliktelik ön planda tutulur, ayrılığa neden olabilecek hususlar mümkün olduğunca giderilmeye çalışıldı. Ayrıcı Halife Abdülmelik İslami ilimler sahasında devrin simalarından Said b. Cübeyr‘den bir tefsir yazmasını ister. Ne var ki,yazılmış olan bu ilk tefsir günümüze ulaşmamıştır. Bu ara Mısır valisi olan kardeşi Abdülaziz’in oğlu ünlü halife Ömer b. Abdülaziz’den önce hadislerin toplanması faaliyetini hatırlatmak faydalı olacaktır.

İslam dinarı Bizans’a nasıl meydan okudu?

Be First to Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *