Press "Enter" to skip to content

İSRAİL’DE ‘HARF İNKİLABI’ YAPTI

Harf İnkilabı modern zamanlarda iki önemli medeniyet merkezinde kendi iradesiyle gerçekleşti.Biri ,İslam medeniyetinin en güçlü temsilcisi olan Türkiye‘de diğeri de Yahudi medeniyeti adına İsrail‘de.1948’de kurulduktan sonra İsrail’de hemen bütün Yahudiler Latin alfabesini bildikleri halde ve çok azı İbrani harflerini okuyup yazabildiği halde,2 bin yıl önceki İbrani alfabesine geri döndü.Bizim ileri medeniyetin sembolü olarak addettiğimiz Latin harflerini ‘geri‘ saydığımız Arap elifbasının benzeri olan İbrani alfabesini kullanmaya başladılar.

İbrani alfabesi.. Arap harfleriyle benzerliği…

Bugün modern İbranice İbrani harfleriyle yazılır.Yani onlar eskiye dönerek modernleştiler,biz ise eskiyi yıkarak modernleşeceğimiz söylemleriyle avutulduk.Evet, 20. yüzyılın 2. çeyreğinde 20 yıl arayla 2 harf inkilabı yapıldı.Ancak İsrail’de olan,geriye dönerek geçmişi restore etmek iken,biz geçmişi yıkmak üzere alfabemizi değiştirdik.Bugün yediğimiz domatesin köpek balığı geni katılmış tohumlarını İsrail’den aldığımızı hatırlayalım ve harflerin bir ülkenin kalkınıp kalkınmayışıyla bir alakasının olmadığını görelim.

YAKLAŞIM ÇOCUKSU, BAKIŞ  İDEOLOJİK  OLUNCA

“Ah bir matbaa erken gelseydi bizi o zaman görürdünüz” türünden bir yaklaşımın çocuksuluğunu bir yana bırakarak bugün bu kadar matbaamız ve kitaplarımız varken neden hala okuyan bir toplum olmadığımız, kitapların neden İbrahim Müteferrika zamanında olduğu gibi 500 ya da 1000 adet basıldığı, yüzde 80’lere ulaştığı söylenen okur-yazar nüfusumuza göre kütüphanelerimizin neden bu kadar az olduğu ve neden bu kadar az kişinin kütüphanelerden yararlandığı gibi temel  sorunlara inmekte fayda var.

Yoksa Ahmet Refik’in 1929’da yazdığı İlk Türk Matbaası adlı buram buram ideoloji kokan broşürde geçtiği gibi sahte sorunları temel sorun düzeyine çıkartır ve sonuçta harflerini değiştirmeyen Rusya, Japonya ve Çin gibi ülkelerin nasıl olup da kalkınabildiğini ve bizim harflerimizi değiştirdiğimiz halde 21. yüzyılda nasıl yaya kaldığımız gerçeğini fena halde ıskalarsınız:

İbrahim Müteferrika, memleketimize çok büyük hizmet etti. Fakat İbrahim Müteferrika’nın yaptığı harfler Arap harfleri idi; çünkü o devirde Türkler Arap harfleri ile yazı yazarlardı. Bu harflerle basılan kitapları okumak gayet güçtü. Dedelerimiz, babalarımız bu harfleri okumak için çok güçlük çektiler. Çocuklarımızın çoğu bu yüzden cahil kaldılar. Birçokları bir şey öğrenemediler. Bu hal memleketimizde birkaç yüz sene sürdü. Arap harflerini kaldırmaya, kitaplarımızı yeni Türk harfleri ile yazdırmaya kimse cesaret edemedi. Bereket versin Gazi Mustafa Kemal bunu anladı. Milletimizi cehaletten kurtarmak istedi. Arap harflerini kaldırttı, yerine kitabımızdaki yeni Türk harflerini koydurdu. Şimdi biz bu sayede, her kitabı kolay kolay okuyoruz, her okuduğumuzu da kolay kolay anlıyoruz.’

Şimdi bu satırların yazarının tam da cehaletle suçladığı dönemde ve zor öğrenildiğini söylediği harflerle yetiştiğine, bugün için inanılmaz sayılabilecek bir tarih birikimine erişmesini suçladığı döneme borçlu olduğuna inanır mısınız?

 

1.Ahmet Refik Türk matbaası,İstanbul 1929,Maarif Vekaleti Neşriyatı

 

Be First to Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *